Cilt bakımı, saç bakımı ve güzellik hakkında her şey
0Evde cilt analizi yapmak için yüzünüzü nazik bir temizleyiciyle yıkayın, hiçbir ürün sürmeden bir saat bekleyin ve gün ışığında aynaya bakın. Tüm yüz parlıyorsa cildiniz yağlı, yalnızca alın, burun ve çene parlıyorsa karma, cilt gergin, mat ve pullu görünüyorsa kuru, belirgin bir parlama ya da gerginlik yoksa normaldir. Bunu bir kâğıt mendil testiyle doğrulayın; ardından cildinizin ürünlere tepki verip vermediğine (hassasiyet), güneşe nasıl tepki verdiğine (fototip) ve sivilce, leke, kızarıklık gibi mevcut sorunlarına bakın. Cilt tipi büyük ölçüde sabittir; nemsizlik, hassasiyet ve sivilce gibi cilt durumları ise mevsime, yaşa ve bakıma göre değişir.
0Taze ve nemli bir cilt için beş adım izlenir: (1) cildin koruyucu bariyerini bozmayan nazik bir temizlik, (2) nemi katman katman vermek; önce hyalüronik asit gibi su çeken içerikler, ardından bu suyu cilde hapseden bir krem, (3) haftada bir iki kez nazik bir yenilenme ile yüzeydeki ölü hücreleri uzaklaştırmak, (4) sabahları antioksidan ve her gün güneş kremiyle cildi korumak, (5) uyku, yeterli su, ortam nemi ve sıcak duşa dikkat etmek. Cilde taze görünümünü veren şey, suyu tutabilen sağlam bir bariyer ve ışığı düzgün yansıtan pürüzsüz bir yüzeydir.
0Cildin yağlanması, deride bulunan yağ bezlerinin sebum adlı doğal yağı üretmesiyle olur. Sebum cildi korur ve nemini tutar; sorun, fazla üretildiğinde başlar. Yağ bezlerinin ne kadar çalışacağını en çok androjen hormonları ve genetik yatkınlık belirler. Bunlara yaş, sıcak ve nemli hava, adet döngüsü, stres, yüksek glisemik yüklü beslenme, bazı ilaçlar ve yanlış bakım alışkanlıkları eklenir. Yağlanma ergenlikte artar, 20'li yaşlarda zirveye ulaşır ve yaşla birlikte azalır. Yetişkinlikte aniden başlayan, sivilce, tüylenme ya da adet düzensizliğiyle birlikte görülen yağlanma bir hekime danışılmasını gerektirir.
0Centella asiatica, Asya'da yüzyıllardır yara iyileşmesinde kullanılan, "kaplan otu" ya da "gotu kola" olarak da bilinen bir bitkidir. Kozmetikte "cica" adıyla anılır. Cildi yatıştırıcı etkisini asiatikosit, madekasosit, asiatik asit ve madekasik asit adlı bileşenlerinden alır. Kızarıklığı ve tahriş hissini azaltır, cilt bariyerinin onarımını ve nem tutmasını destekler, kolajen üretimine katkıda bulunur ve cildin iyileşme sürecine yardımcı olur. Hassas, kızarıklığa yatkın, akneye yatkın ve retinol ya da asit gibi aktifler kullanan ciltler için özellikle uygundur. Genellikle iyi tolere edilir ve hemen her içerikle birlikte kullanılabilir.
0C vitamini, cildi güneş ışınları ve hava kirliliğinin yol açtığı serbest radikal hasarına karşı koruyan güçlü bir antioksidandır. Aynı zamanda cildin sıkılığını sağlayan kolajenin üretiminde görev alır ve melanin oluşumunu yavaşlatır. Bu yüzden C vitamini serumu düzenli kullanıldığında cilde ışıltı kazandırır, lekelerin ve sivilce izlerinin görünümünü azaltır, ince çizgilerin daha az belirgin olmasına yardımcı olur. En çok çalışılan formu L-askorbik asittir; sodyum askorbil fosfat ve etil askorbik asit gibi türevleri ise daha dayanıklı ve daha nazik seçeneklerdir. C vitamini serumu genellikle sabahları, güneş kreminden önce kullanılır; güneş kreminin yerini tutmaz, onu tamamlar.
0Çatlak kremi, cildin hızla gerildiği dönemlerde (hamilelik, ergenlik, hızlı kilo değişimi) cildin nemini ve esnekliğini destekleyerek çatlak oluşma riskini azaltmayı ve yeni oluşmuş çatlakların görünümünü hafifletmeyi amaçlayan bir bakım ürünüdür. Centella asiatica, hyalüronik asit, peptitler ve besleyici yağlar bu kremlerde sık kullanılan içeriklerdir. Dürüst olmak gerekirse, hiçbir kremin çatlakları kesin olarak önlediği gösterilmemiştir; çatlak oluşumunda genetik yatkınlık ve gerilmenin hızı belirleyicidir. Kremler en iyi sonucu, düzenli masajla birlikte ve çatlaklar henüz kırmızı ya da mor renkteyken verir. Beyazlaşmış eski çatlaklar kremle kaybolmaz; bunlar için dermatolojik işlemler gerekir.
0Bölgesel incelme, karın, basen, uyluk ya da kol gibi belirli bir bölgede yağ dokusunu ve çevre ölçüsünü azaltma hedefidir. Yaygın inanışın aksine, yalnızca bir bölgeyi çalıştırarak o bölgeden yağ yakmak bilimsel olarak desteklenmez; vücut yağı genel olarak azalır ve hangi bölgeden önce gideceğini büyük ölçüde genetik ve hormonlar belirler. Düzenli egzersiz, dengeli beslenme ve yeterli uyku genel yağ oranını düşürür; bölgesel egzersiz ise o bölgedeki kasları sıkılaştırarak görünümü iyileştirir. Kozmetik kremler yağ yakmaz; cildin daha sıkı ve pürüzsüz görünmesine destek olabilir. Belirli bir bölgedeki inatçı yağ için ise kriyolipoliz gibi klinik yöntemler hekim değerlendirmesiyle uygulanabilir.
0Salisilik asit, kozmetikte BHA (beta hidroksi asit) olarak bilinen ve yağda çözünen bir asittir. Bu özelliği sayesinde sebumla dolu gözeneğin içine ulaşır, gözeneği tıkayan ölü hücreleri çözer ve iltihabı azaltır. En çok yağlı, karma ve akneye yatkın ciltler; siyah nokta, beyaz nokta, belirgin gözenek ve hafif sivilce sorunu yaşayanlar için uygundur. Kozmetik ürünlerde genellikle %0,5–2 oranında bulunur. Kuru ve hassas ciltler düşük oranla ve seyrek kullanım ile başlamalı; aspirin alerjisi olanlar ve hamileler kullanmadan önce doktora danışmalıdır.
0Sağlıklı ayak bakımının temeli dört adımdır: ayakları her gün ılık su ve sabunla yıkamak, özellikle parmak aralarını iyice kurulamak, topuk ve tabanlara üre gibi nem çeken ve sertleşmeyi yumuşatan bir krem sürmek (parmak aralarına değil) ve tırnakları düz keserek köşeleri hafifçe törpülemek. Haftada bir kez ılık suda yumuşatılan ayaklarda sertleşmiş bölgeler pomza taşıyla nazikçe inceltilir. Nefes alan çoraplar ve ayağı sıkmayan ayakkabılar nasır, koku ve mantarı önlemede önemlidir. Diyabeti olanlar ayaklarını her gün kontrol etmeli ve nasır, çatlak ya da yaraları kendileri kesmeye çalışmamalıdır.
0Atopik dermatit (atopik egzama), cildin kuruması, yoğun kaşıntı ve kızarık, pullu döküntülerle seyreden, dönem dönem alevlenip yatışan kronik bir cilt hastalığıdır. Bulaşıcı değildir. En sık bebeklik ve çocuklukta başlar, ama her yaşta görülebilir. Temelinde, genetik yatkınlıkla zayıflamış bir cilt bariyeri ve aşırı tepki veren bir bağışıklık sistemi vardır. "Atopi eğilimli cilt" ise kolayca kuruyan, hassaslaşan ve egzamaya yatkın cildi tanımlayan bir bakım terimidir; her zaman atopik dermatit tanısı anlamına gelmez. Hem atopik dermatitte hem de atopi eğilimli ciltte bakımın temeli, sabunsuz nazik temizlik ve her gün, özellikle banyodan hemen sonra bol nemlendirici kullanmaktır. Atopik dermatitin tedavisi ise dermatolog tarafından planlanır.
0Aromaterapi, lavanta, çay ağacı, nane gibi bitkilerden elde edilen uçucu yağların koklanarak ya da seyreltilerek cilde uygulanmasıdır. En güçlü kanıt, lavanta kokusunun kaygıyı ve gerginliği hafifçe azaltabildiğine dair. Bazı yağların cilt üzerinde de belirli etkileri var; örneğin çay ağacı yağı hafif sivilcelerde çalışılmıştır. Ama aromaterapi bir tedavi değil, rahatlamayı destekleyen tamamlayıcı bir uygulamadır. Uçucu yağlar çok yoğun maddelerdir; seyreltilmeden cilde sürülmemeli ve asla yutulmamalıdır.
0Argan yağı, saç telinin yüzeyini ince bir tabakayla kaplayarak saçı yumuşatır, parlaklık kazandırır, taramayı kolaylaştırır ve kabarmayı azaltır. Şampuan öncesi uygulandığında saçın yıkama sırasında yıpranmasını azaltmaya yardımcı olabilir. Buna karşılık saçı uzattığını, dökülmeyi durdurduğunu ya da kepeği geçirdiğini gösteren güçlü bir kanıt yok. En iyi sonucu kuru, kalın, boyalı veya ısıyla yıpranmış saçlarda, az miktarda ve uçlara odaklanarak verir.