Soğuk Havalarda Cilt Bakımı Nasıl Yapılmalıdır?

Kısa cevap: Soğuk havada cilt iki yönden zorlanır: Dışarıda soğuk ve rüzgâr cildin yağ üretimini ve bariyer işlevini zayıflatır, içeride kalorifer ve ısıtıcılar havanın nemini düşürerek su kaybını hızlandırır. Sonuç kuruluk, gerginlik, pullanma, kızarıklık, çatlayan dudaklar ve ellerdir. Kış bakımının temel kuralları şunlardır: temizliği hafifletmek (nazik, kremsi temizleyici ve ılık su), nemlendiriciyi zenginleştirmek (seramid, shea, skualan gibi bariyer lipidleri ve daha yüksek kapatıcılık), peelingi azaltmak, güneş kremini bırakmamak (kar UV ışınlarının büyük kısmını yansıtır), dudak, el ve ayak gibi en çok zorlanan bölgeleri ayrıca korumak ve ev içi nemi %40–60 arasında tutmak. Kızarıklık ve rozasea eğilimli ciltlerde ani sıcak-soğuk geçişlerinden kaçınmak ve yüzü atkıyla rüzgârdan korumak ek fark yaratır.
Kış geldiğinde birçok kişi yaz boyunca sorunsuz kullandığı ürünlerin artık yetmediğini fark eder: Sabah gerilen yüz, gün ortasında pul pul dökülen fondöten, akşam çatlayan dudaklar ve eller… Bu değişim tesadüf değildir; soğuk hava cildin çalışma şeklini gerçekten değiştirir. Bu yazıda soğuğun cilde neler yaptığını, kış rutininin yaz rutininden nasıl ayrılması gerektiğini ve en çok zorlanan bölgelerin nasıl korunacağını anlatıyoruz.
Soğuk hava cilde ne yapar?
Kışın cildi zorlayan tek bir etken değil, birbirini güçlendiren birkaç etken vardır:
Düşük hava nemi: Soğuk hava, sıcak havaya göre çok daha az su buharı taşır. Havadaki nem azaldıkça cilt yüzeyinden buharlaşma hızlanır. Araştırmalar, düşük nem ve düşük sıcaklığın bariyer işlevini bozduğunu ve dermatit yatkınlığını artırdığını gösteriyor1.
Kalorifer, soba ve klima: İç ortam ısıtması, zaten kuru olan havanın nemini daha da düşürür. Kapalı ortamda nem oranı %20–30'lara inebilir; bu, kış kuruluğunun asıl kaynağıdır.
Soğuk ve yağ üretimi: Sıcaklık düştükçe yağ bezlerinin salgısı azalır ve bariyer lipidlerinin akışkanlığı değişir. Cildin kendi koruyucu yağ filmi incelir.
Rüzgâr: Yüzeydeki nemi fiziksel olarak süpürür; yanaklar, burun ve dudaklarda kızarıklık ve çatlamaya yol açar.
Ani sıcaklık değişimleri: Soğuktan sıcak bir ortama girildiğinde yüzeydeki kan damarları hızla genişler. Bu geçişler, özellikle kızarıklık eğilimli ciltlerde yüz kızarmasını tetikleyebilir.
Sıcak duş ve banyo: Kışın uzayan sıcak duşlar, bariyer lipidlerini eriterek kuruluğu belirgin şekilde artırır.
Düşük nemin etkisi yalnızca kurulukla sınırlı değildir. Deneysel çalışmalarda düşük nemli ortamın ciltteki tahriş tepkisini güçlendirdiği ve egzama gibi durumların kışın neden alevlendiğini açıklayabileceği gösterilmiştir2. Ellerde tahriş kaynaklı değişikliklerin soğuk ve kuru aylarda belirgin şekilde arttığı da bilinmektedir3.
Soğuğa maruz kalan ciltte görülen belirtiler
Belirti
Neden olur?
İlk yapılacak
Gerginlik, matlık
Su kaybı artar, yüzey düzensizleşir
Daha zengin nemlendiriciye geçmek
Pul pul dökülme
Hücreler birbirine düzgün tutunamaz
Nazik yumuşatma; peelingi azaltmak
Yanaklarda ve burunda kızarıklık
Rüzgâr, soğuk ve ani ısı değişimleri
Atkıyla korumak, yatıştırıcı içerikler
Kaşıntı
Kuruyan cilt sinir uçlarını daha kolay uyarır
Ilık duş, hemen ardından vücut kremi
Dudaklarda çatlama
Dudaklarda yağ bezi yoktur
Gün içinde balm, dudak yalamamak
Ellerde çatlak ve yarıklar
Soğuk + sık yıkama + dezenfektan
Her yıkamadan sonra el kremi, eldiven
Topuk çatlakları
Kalın deri, kuru hava, kapalı ayakkabıda ısı değişimi
Üre içeren krem, gece çorabı
Makyajın pütür pütür durması
Kuru yüzeyde ürün tutunamaz
Makyaj öncesi nem katmanı
Kuruluğun genel nedenlerini ve kimlerde daha sık görüldüğünü cilt kuruluğu rehberimizde ayrıntılı olarak anlattık. Bu yazıda kışa özgü önlemlere odaklanıyoruz.
Soğuk havalarda cilt bakımının 12 kuralı
1. Temizleyicinizi hafifletin
Yazın rahatlıkla kullandığınız köpüklü veya salisilik asitli jel, kışın cildi gereğinden fazla kurutabilir. Kış aylarında kremsi, süt kıvamında ya da hassas ciltler için geliştirilmiş nazik temizleyicilere geçmek iyi bir başlangıçtır. Hassas ve atopik ciltler için geliştirilmiş yüz temizleme jeli bu dönemde çoğu cilt tipine uyar. Kuru ciltlerde sabah temizliği yalnızca ılık suyla yapılabilir. Makyaj ve güneş kremi kullanılan akşamlarda önce yağ bazlı bir temizleyici ile çözüp ardından nazik jelle yıkamak, cildi zorlamadan tam temizlik sağlar.
2. Suyu ılık tutun, duşu kısaltın
Soğuktan eve gelince sıcak bir duş cazip gelir ama bariyer açısından en zararlı alışkanlıklardan biridir. Suyu ılık tutmak, duşu 5–10 dakikayla sınırlamak ve sabun yerine nemlendirici özellikli bir duş jeli kullanmak kış kuruluğunu belirgin şekilde azaltır.
3. Nemlendiricinizi zenginleştirin
Kış, nemlendiricinin dokusunu değiştirme zamanıdır. Yazın yeterli olan jel veya hafif losyon kışın çoğu zaman yetersiz kalır. Bu dönemde yumuşatıcı (seramidler, skualan, yağ asitleri) ve kapatıcı (shea, vazelin, dimetikon) oranı daha yüksek kremlere geçmek gerekir. Panthenol ve seramid içeren bariyer onarıcı krem kış için en güvenli seçeneklerdendir; yoğun kuruluk yaşayan ciltlerde %92 salyangoz özlü onarıcı krem ek destek sağlar. Yağlı ciltler bile kışın bir kademe zengin bir ürüne geçebilir. İçerik ve doku seçimini ayrıntılı olarak nemlendirici seçimi rehberimizde anlattık.
4. Katmanlayarak nemlendirin
Tek bir yoğun krem yerine katmanlı uygulama kışın daha iyi sonuç verir: önce su çekici bir esans veya serum (örneğin salyangoz özlü onarıcı esans veya hyalüronik asit ve kolajen serumu), ardından bariyer kremi. Çok kuru havada nem çekici serumu tek başına kullanmayın; üzerine mutlaka krem sürün, yoksa cildin derin katmanlarındaki su yüzeye çekilip buharlaşabilir.
5. Gece ekstra bir koruma katmanı ekleyin
Gece su kaybı gündüze göre daha yüksektir. Kışın özellikle kuru ciltlerde ve yanak gibi en çok zorlanan bölgelerde, gece kreminin üzerine ince bir kapatıcı katman sürmek (slugging) sabah gerginliğini büyük ölçüde azaltır. Nasıl yapıldığını slugging yazımızda anlattık. Akneye eğilimli ciltlerde bu yöntemi yalnızca kuru bölgelere uygulamak daha güvenlidir.
6. Nemlendiriciyi dışarı çıkmadan önce sürün
Nemlendiriciyi kapıdan çıkmadan hemen önce değil, en az 15–20 dakika önce uygulayın ki cilde yerleşsin. Rüzgârlı ve çok soğuk günlerde yanaklara, burun kenarlarına ve çeneye ikinci ince bir krem katmanı eklemek, koruyucu bir kalkan işlevi görür.
7. Peelingi azaltın, aktifleri dengeleyin
Kışın bariyer zaten zorlandığı için peeling sıklığını azaltmak gerekir. Yazın haftada iki kez peeling yapan biri, kışın haftada bire, hassas ciltlerde iki haftada bire inebilir. Granüllü fiziksel peelingler yerine enzim bazlı hassas bir peeling daha nazik bir seçenektir.
Öte yandan kış, retinol ve leke karşıtı asitlere başlamak için iyi bir dönemdir: Güneş ışınları daha zayıftır ve güneşte geçirilen süre azdır. Ancak bu aktiflerin kurutucu etkisi kışın daha belirgin olabilir. Retinolü haftada 2–3 akşamla sınırlı tutmak, krem formunda bir retinol tercih etmek ya da serumu iki nemlendirici katmanı arasında uygulamak (sandviç yöntemi) tahrişi azaltır. Kimyasal peeling gibi işlemleri planlıyorsanız kış ayları da uygun bir zamandır; ayrıntılar kimyasal peeling yazımızda.
8. Güneş kremini kışın da bırakmayın
Kışın UVB ışınları zayıflasa da leke ve erken yaşlanmada rol oynayan UVA ışınları yıl boyu, bulutlu havada ve cam arkasında da cilde ulaşır. Karlı ortamlarda ise durum daha da önemlidir: Taze kar, UV ışınlarının %80'e varan kısmını yansıtabilir4; bu da yüzün hem yukarıdan hem aşağıdan ışın alması demektir. Yükseklikle birlikte UV yoğunluğu da artar. Kışın kuru ciltlerde nemlendirici özellikli SPF 50+ güneş kremi, hassas ve kızarıklık eğilimli ciltlerde %100 mineral filtreli SPF 50+ konforlu seçeneklerdir. Kapalı havada bile güneş kremine neden ihtiyaç olduğunu bu yazımızda anlattık.
9. Ev içi nemi yükseltin
Kışın cilt bakımına yapılabilecek en etkili yatırımlardan biri, yatak odasında bir hava nemlendirici cihaz kullanmaktır. İç ortam nemini %40–60 arasında tutmak, özellikle sabah gerginliğini ve gece kaşıntısını belirgin şekilde azaltır. Cihaz yoksa kalorifer üzerine konulan su kabı ya da odada kurutulan çamaşır da nemi bir miktar artırabilir. Kaloriferin çok yüksek ayarlanmaması ve odanın düzenli havalandırılması da faydalıdır.
10. Kıyafet ve kumaş seçimine dikkat edin
Yün ve bazı sentetik kumaşlar, özellikle kuru ve egzamaya eğilimli ciltte kaşıntıyı artırabilir. Cilde doğrudan temas eden katmanda pamuklu giysiler tercih edilebilir. Atkı ve bere yalnızca ısıyı değil, rüzgârın doğrudan yüze çarpmasını da engeller; ancak yüzü uzun süre sürten kaba bir atkı da tahriş yapabilir. Yumuşak dokulu ve temiz atkılar kullanmak önemlidir.
11. Sıvı alımını ve beslenmeyi ihmal etmeyin
Kışın susama hissi azaldığı için gün içinde farkında olmadan daha az su içilir. Yeterli sıvı alımı cilt kuruluğunu tek başına önlemez ama genel dengeyi destekler. Konuyu su tüketimi ve cilt kuruluğu yazımızda ele aldık. Yağlı balık, ceviz ve keten tohumu gibi omega-3 kaynakları, cilt lipidlerini içeriden destekler.
12. Rutini kademeli değiştirin
Havalar soğumaya başladığında tüm rutini bir gecede değiştirmek yerine önce nemlendiriciyi, sonra temizleyiciyi, ardından peeling sıklığını ayarlamak cildin uyumunu kolaylaştırır. Mevsim geçişlerindeki genel yaklaşımı mevsimlere göre cilt bakımı yazımızda anlattık.
Yazdan kışa: rutininizde neler değişmeli?
Adım
Yaz
Kış
Temizleyici
Jel, köpük; yağlı ciltte salisilik asitli
Kremsi veya nazik jel; kuru ciltte sabah yalnızca su
Tonik
Arındırıcı, gözenek sıkılaştırıcı
Alkolsüz, nemlendirici esans
Serum
Hafif, sebum dengeleyici
Nem çekici + bariyer destekleyici
Nemlendirici
Jel veya hafif losyon
Seramidli, daha zengin krem; gece ek katman
Peeling
Haftada 1–2
Haftada 1 veya daha seyrek; enzim bazlı
Retinol / asitler
Dikkatli, güçlü SPF ile
Başlamak için uygun dönem; kuruluğa karşı destekle
Güneş kremi
SPF 50+, sık tazeleme
SPF 30–50+; karda ve yüksekte SPF 50+
Vücut
Hafif losyon
Duş sonrası zengin krem; dirsek, diz, topukta üreli ürün
Kışın en çok zorlanan bölgeler
Dudaklar
Dudaklarda yağ bezi bulunmaz ve cilt katmanı çok incedir; bu yüzden soğuk ve rüzgârdan ilk etkilenen bölgedir. Kışın dudak bakımında en önemli kural, gün içinde düzenli olarak balm yenilemek ve dudakları yalamamaktır. Tükürük buharlaşırken dudaktaki nemi de beraberinde götürür ve kuruluk kısır bir döngüye dönüşür. Nemlendirici dudak balmı gün içinde, gece ise daha kalın bir katman olarak uygulanabilir. Mentol, kafur ve yoğun aroma içeren dudak ürünleri anlık ferahlık verse de çatlamış dudakları tahriş edebilir. Dudaklar pul pul olduğunda kazımak yerine, nemli bir bezle çok nazikçe silmek ve hemen ardından balm sürmek yeterlidir.
Eller
Kışın eller hem soğuğa hem sık yıkamaya hem de dezenfektana maruz kalır. Her yıkamadan sonra kısa sürede el kremi sürmek, bulaşık ve temizlik sırasında eldiven takmak, dışarıda ise sıcak tutan eldiven kullanmak çatlakları önlemenin en etkili yoludur. Gece yatmadan önce kalın bir krem katmanı sürüp pamuklu eldiven takmak, çatlamış ellerde sabaha belirgin fark yaratır. Hyalüronik asitli yüz ve vücut kremi gün içinde, %10 üre içeren yoğun krem ise gece çatlamış bölgelerde kullanılabilir. Kışın kırılganlaşan tırnaklar için tırnak kırılması yazımıza bakabilirsiniz.
Ayaklar ve topuklar
Kalın botlar, sıcak ev ve soğuk dış ortam arasındaki geçişler topuk derisini kurutur ve çatlatır. Akşam duştan sonra topuklara üre içeren bir krem sürüp pamuklu çorap giymek, birkaç gece içinde belirgin yumuşama sağlar. Ayak bakımının ayrıntılarını el ve ayak bakımı yazımızda anlattık.
Vücut
Bacakların ön yüzü, kollar ve sırt kışın en çok kuruyan bölgelerdendir. Duştan çıktıktan sonra havluyla hafifçe kurulayıp cilt hâlâ nemliyken vücut kremi sürmek en etkili yöntemdir. Kaşıntılı ve hassas vücut cildinde centella içerikli onarıcı vücut kremi, pürüzlü ve kalınlaşmış bölgelerde üre içeren yoğun nemlendirici iyi sonuç verir. Kolların arka yüzündeki pürüzlü "tavuk derisi" görünümü kışın belirginleşiyorsa keratosis pilaris rehberimize göz atabilirsiniz.
Göz çevresi
Göz çevresi cildi çok ince ve yağ bezi bakımından fakirdir; soğuk ve rüzgârda gözlerin sulanması ve sık silinmesi de bu bölgeyi ek olarak tahriş eder. Kışın göz çevresine sabah ve akşam besleyici bir göz çevresi kremi sürmek ve güneşli karlı havada güneş gözlüğü takmak iyi bir alışkanlıktır.
Kızarıklık ve hassasiyet eğilimli ciltlerde kış
Rozasea, egzama ve atopik dermatit eğilimli ciltler kışın genellikle daha zor bir dönem geçirir. Soğuk, rüzgâr ve ani sıcaklık değişimleri yüz kızarmasını tetikleyebilir; kuru hava ise egzama alevlenmelerini kolaylaştırır.
Ani sıcak-soğuk geçişlerinden kaçının: Dışarıdan geldiğinizde yüzünüzü hemen sıcak suyla yıkamayın, doğrudan kaloriferin ya da şöminenin önüne oturmayın.
Yüzü rüzgârdan koruyun: Yumuşak bir atkıyla yanakları ve burnu örtmek, rüzgâr kaynaklı kızarıklığı azaltır.
Yatıştırıcı içerikleri öne çıkarın: Centella, panthenol ve niasinamid kızarıklık eğilimli ciltlerde iyi tolere edilir. Centella içeren süt serum ve cica kremi kış rutininde birlikte kullanılabilir.
Rutini sade tutun: Kışın yeni ürün denemek yerine cildinizin bildiği ürünlerle devam etmek daha güvenlidir.
Sıcak içecekler ve baharatlı yiyecekler: Bazı kişilerde yüz kızarmasını tetikleyebilir; kendi tetikleyicilerinizi gözlemlemek faydalı olur.
Rozasea hakkında ayrıntılı bilgi için rozasea nedir, egzama eğilimli ciltler için ise egzamaya eğilimli ciltler için yumuşak bakım rutinleri yazılarımıza göz atabilirsiniz.
Cilt tipine göre kış rutini
Cilt tipi
Sabah
Akşam
Kışa özel not
Kuru
Ilık su veya nazik temizleyici → nem çekici serum → zengin krem → SPF
Temizleme yağı + nazik jel → serum → bariyer kremi → ince kapatıcı katman
Gece slugging, odada nemlendirici cihaz
Yağlı / akneye eğilimli
Nazik jel → niasinamid serum → hafif krem → SPF
Çift temizlik → haftada 2–3 akşam BHA veya retinol → hafif-orta krem
Yazın atlanan nemlendirici kışın mutlaka kullanılmalı
Karma
Nazik jel → hyalüronik asit → hafif krem; yanaklara ek katman → SPF
Çift temizlik → aktif (dönüşümlü) → orta yoğunlukta krem
T bölgesi ve yanaklara farklı yoğunluk
Hassas / kızarıklık eğilimli
Ilık su → centella serum → cica veya bariyer kremi → mineral SPF
Nazik temizlik → bariyer kremi
Aktifleri seyrek tutmak, ani ısı değişiminden kaçınmak
Olgun
Nazik temizleyici → antioksidan serum → zengin krem → SPF
Çift temizlik → retinol (haftada 2–3) → onarıcı krem
Retinole başlamak için uygun dönem
Kışın makyaj: pütürlenme ve pullanmayı önlemek
Kışın en sık duyulan şikâyetlerden biri, fondötenin kuru bölgelerde pul pul görünmesi ve gün içinde çatlamasıdır. Bunu önlemenin yolu, makyaj öncesi cildi iyi nemlendirmek ve kurumasını beklemektir. Nemlendiricinin üzerine nemlendirici ve aydınlatıcı bir makyaj bazı kullanmak, fondötenin kuru bölgelere tutunmasını engeller. Kışın mat ve yoğun kapatıcılığı olan formüller yerine daha ince, saten bitişli ürünleri tercih etmek ve pudrayı yalnızca T bölgesine sınırlamak daha doğal bir sonuç verir. Konuyu ayrıntılı olarak kuru ciltlerde fondöten neden pul pul görünür yazımızda ele aldık.
Kayak ve kış tatili için ek önlemler
Kayak merkezlerinde cilt aynı anda soğuk, rüzgâr, düşük nem ve yoğun UV'ye maruz kalır. Yükseklik arttıkça UV yoğunluğu artar ve karın yansıması bunu katlar4. Bu nedenle:
Pistte her zaman SPF 50+ bir güneş kremi kullanın ve 2 saatte bir, özellikle burun, elmacık kemikleri, kulaklar ve çene altında tazeleyin.
Dudaklar için SPF içeren bir dudak koruyucu tercih edin.
Güneş kreminin altına, dışarı çıkmadan önce zengin bir nemlendirici uygulayın.
Kaskın ve maskenin kapatmadığı alanları atkı veya boyunlukla koruyun.
Günün sonunda cildi nazikçe temizleyip onarıcı bir krem sürün; güneşle kuruyan ciltte gece bariyer desteği önemlidir.
Kışın saç derisi ve saçlar
Soğuk hava ve kalorifer yalnızca yüzü değil saç derisini ve saçları da kurutur. Bere ve atkıyla sürtünme saç tellerinde elektriklenme ve kabarmaya yol açar. Kışın saç yıkama suyunu ılık tutmak, haftada bir nemlendirici bir saç maskesi uygulamak ve kabarmaya karşı kabarma karşıtı bir saç spreyi kullanmak faydalıdır. Konuyu soğuk ve kuru havanın saça etkileri yazımızda ayrıntılı ele aldık.
Kışın sık yapılan hatalar
Hata
Neden sorun?
Doğrusu
Soğuktan gelince yüzü sıcak suyla yıkamak
Ani damar genişlemesi, kızarıklık, bariyer hasarı
Ilık su; önce cildin oda sıcaklığına alışmasını beklemek
Kışın güneş kremini bırakmak
UVA ve kar yansıması leke ve yaşlanmaya yol açar
Her sabah güneş kremi; karda SPF 50+
Yaz nemlendiricisine devam etmek
Kış kuruluğu için yetersiz kalır
Daha zengin, bariyer onarıcı krem
Pullanmayı sert peelingle gidermeye çalışmak
Zaten zayıf bariyeri daha da inceltir
Nazik enzim peeling ve bol nem
Dudakları yalamak
Tükürük buharlaşırken nemi de götürür
Gün içinde dudak balmı
Kaloriferi çok yüksek ayarlamak
Ev içi nem çok düşer
Ilımlı ısıtma, nemlendirici cihaz, havalandırma
Susamadığı için su içmemek
Vücudun genel sıvı dengesi bozulur
Gün içine yayılmış düzenli sıvı alımı
Ellere kremi sadece akşam sürmek
Gün içindeki yıkamalar nemi sürekli alır
Her yıkamadan sonra krem
Mevsimden bağımsız diğer yaygın hatalar için cilt bakımında en çok yapılan hatalar yazımıza göz atabilirsiniz.
Ne zaman doktora başvurmalı?
Kış kuruluğunun çoğu doğru bakımla birkaç hafta içinde düzelir. Ancak aşağıdaki durumlarda bir dermatoloğa başvurmak gerekir:
Bakıma rağmen 2–4 hafta içinde düzelmeyen, uykuyu bölen kaşıntı
Kanayan, sızıntı yapan ya da enfeksiyon belirtisi gösteren çatlaklar
Kırmızı, kalın, pullu ve sınırları belirgin plaklar
Soğuğa maruz kaldıktan sonra parmaklarda, kulaklarda veya burunda ortaya çıkan, kaşıntılı ve ağrılı morumsu şişlikler (kış şişliği / pernio)
Soğukta parmakların beyazlayıp morarması ve ısınınca kızarması
Aşırı soğuk sonrası ciltte his kaybı, sertleşme veya renk değişikliği (donma belirtisi; acil değerlendirme gerekir)
Sık sorulan sorular
Kışın yağlı cilt de kurur mu?
Evet. Kışın yağlı ciltte yağ üretimi biraz azalabilir ama asıl sorun su kaybıdır. Yağlı cilt kışın hem parlayıp hem gerilebilir; bu durumda nem çekici bir serum ve hafif-orta yoğunlukta bir krem dengeyi sağlar.
Kışın güneş kremi gerçekten gerekli mi?
Evet. UVA ışınları yıl boyu ve bulutlu havada da cilde ulaşır; kar ise UV ışınlarını büyük ölçüde yansıtır. Leke eğilimli ciltler ve retinol, asit gibi aktif kullananlar için kışın da güneş kremi şarttır.
Kışın retinol kullanmak uygun mu?
Evet, hatta kış retinole başlamak için iyi bir dönemdir. Ancak kurutucu etkisi kışın daha belirgin olabileceği için düşük oranla, haftada birkaç akşam ve iyi bir bariyer kremiyle birlikte kullanılmalıdır.
Soğuk havada nemlendirici donar mı, cilde zarar verir mi?
Nemlendirici cilt üzerinde donmaz; vücut ısısı buna izin vermez. Yine de su bazlı ürünleri dışarı çıkmadan hemen önce değil, 15–20 dakika önce sürmek ürünün cilde yerleşmesini sağlar ve rüzgârda serinlik hissini azaltır.
Buhar banyosu kış kuruluğuna iyi gelir mi?
Kısa süreli buhar cildi rahatlatabilir, ancak sık ve uzun uygulamalar kuruluğu artırabilir. Doğru kullanımı için buhar banyosu yazımıza bakabilirsiniz.
Kışın yüz maskesi kullanmalı mıyım?
Kil maskeleri gibi arındırıcı maskeler kışın daha seyrek kullanılmalıdır. Bunun yerine nemlendirici ve onarıcı maskeler, haftada bir veya iki kez kış rutinine iyi bir destek olur.
Bebek ve çocuklarda kış bakımı farklı mı?
Çocukların cildi daha ince ve hassastır; kışın daha hızlı kurur. Banyoyu kısa tutmak, parfümsüz ve çocuklar için geliştirilmiş nemlendiriciler kullanmak ve dışarı çıkarken yüzü rüzgârdan korumak yeterlidir. Kalıcı ve kaşıntılı kuruluk bir çocuk doktoruna gösterilmelidir.
Kaynaklar
Engebretsen KA, Johansen JD, Kezic S, Linneberg A, Thyssen JP. The effect of environmental humidity and temperature on skin barrier function and dermatitis. J Eur Acad Dermatol Venereol. 2016;30(2):223-249.
Denda M, Sato J, Tsuchiya T, Elias PM, Feingold KR. Low humidity stimulates epidermal DNA synthesis and amplifies the hyperproliferative response to barrier disruption: implication for seasonal exacerbations of inflammatory dermatoses. J Invest Dermatol. 1998;111(5):873-878.
Uter W, Gefeller O, Schwanitz HJ. An epidemiological study of the influence of season (cold and dry air) on the occurrence of irritant skin changes of the hands. Br J Dermatol. 1998;138(2):266-272.
World Health Organization. Global Solar UV Index: A Practical Guide. Geneva: WHO; 2002.
Lodén M. Role of topical emollients and moisturizers in the treatment of dry skin barrier disorders. Am J Clin Dermatol. 2003;4(11):771-788.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi teşhis veya tedavi yerine geçmez. Kalıcı kaşıntı, kanayan çatlaklar ya da soğuğa bağlı ağrılı şişlikler için bir hekime başvurunuz.






