9 yazı bu etikete sahip

Üre, cildin kendi doğal nemlendirici faktörünün (NMF) bir parçası olan, suyu kendine çeken küçük bir moleküldür. Kremlerde iki farklı şekilde çalışır ve bu fark orana bağlıdır1,2. %10'a kadar olan oranlarda esas olarak nemlendirir. Cildin suyu tutma kapasitesini artırır ve bariyeri destekler3,4; kuru ve pürüzlü cilt bakımında kullanılır, düşük oranlar (%2–5) yüze de uygundur. %10–20 arası oranlarda nemlendirmenin yanında kalınlaşmış ölü hücre tabakasını yumuşatmaya başlar; dirsek, diz, tavuk derisi ve pürüzlü vücut bölgeleri için uygundur. %20–40 oranlar ise güçlü bir şekilde sertleşmiş deriyi yumuşatır. Kalın topuk, nasır ve tırnak sorunlarında, genellikle hekim önerisiyle kullanılır. Üre, kuru cilt bakımı için dermatoloji kılavuzlarında önerilen içeriklerdendir5. Çatlak, yara ya da tahriş olmuş ciltte batma yapabilir. Bu yüzden açık çatlaklara ve egzama alevlenmelerine uygulanmamalı, bebeklerde ve küçük çocuklarda hekime danışılmalıdır.

Panthenol, B5 vitamininin (pantotenik asit) cilde ve saça uygulanabilen öncül formudur; ciltte pantotenik aside dönüşür1. Cilt bakımında en çok kullanılan, en iyi tolere edilen içeriklerden biridir. Ciltte üç temel işi vardır: Nem çeker ve tutar, bariyerin onarımını destekler ve tahriş olmuş cildi yatıştırır. İnsanlarda yapılan çalışmalarda panthenolün cildin nemini artırdığı, su kaybını azalttığı3 ve deterjanla tahriş edilmiş ciltte bariyer onarımını hızlandırıp kızarıklığı azalttığı gösterilmiştir2. Bu yüzden kuru, hassas, tahriş olmuş, güneşte kalmış ya da retinol ve asit kullanan ciltler için çok uygundur. Saçta ise saç teline nüfuz ederek nem tutar, saçın daha yumuşak, parlak ve esnek görünmesine yardımcı olur. Kozmetik ürünlerde genellikle %1–5 oranında kullanılır. Hemen her cilt tipine, hamilelikte ve hassas ciltlerde güvenle kullanılabilir. Alerjik reaksiyon çok nadirdir.

Seramidler, cildin en üst katmanındaki hücrelerin arasını dolduran yağ (lipid) yapısının ağırlıkça yaklaşık yarısını oluşturan, cildin kendi ürettiği moleküllerdir1. Cildi bir tuğla duvara benzetirsek, hücreler tuğla, seramidler ise kolesterol ve serbest yağ asitleriyle birlikte harçtır. Bu harç, cildin suyunu içeride tutar ve tahriş edicileri dışarıda bırakır. Yaş, kuru ve soğuk hava, sert temizleyiciler, aşırı peeling ve atopik dermatit gibi durumlar ciltteki seramid miktarını azaltır2,3. Seramid içeren kremler, bu eksik harcı tamamlayarak bariyerin güçlenmesine ve nem kaybının azalmasına yardımcı olur. En çok kuru, hassas, atopiye eğilimli ve olgun ciltlere iyi gelir. Retinol ve asit kullananlar için de destekleyici bir içeriktir. Yağlı ciltler de hafif dokulu seramid ürünlerinden faydalanabilir. Seramid, kolesterol ve yağ asitleriyle birlikte kullanıldığında daha etkilidir4. Etiketlerde genellikle Ceramide NP, Ceramide AP ya da Ceramide EOP gibi adlarla yazar.

Çift aşamalı temizlik (double cleansing), yüzü akşamları iki farklı temizleyiciyle arka arkaya yıkamaktır. Birinci aşamada yağ bazlı bir temizleyici (temizleme yağı, temizleme balmı ya da yağ bazlı jel) makyajı, suya dayanıklı güneş kremini ve fazla sebumu çözer. Çünkü yağda çözünen kirleri en iyi yağ benzeri yapılar çözer. İkinci aşamada su bazlı, nazik bir jel ya da köpük temizleyici, cilt yüzeyinde kalan yağ kalıntısını, teri ve suda çözünen kirleri alır. Bu yöntem özellikle makyaj ya da güneş kremi kullananlar, yağlı ve gözenek tıkanıklığına eğilimli ciltler için faydalıdır. Makyaj ve güneş kremi kullanmayan, kuru ya da hassas cildi olan kişilerde ise tek bir nazik temizleyici çoğu zaman yeterlidir. Sabahları çift aşamalı temizliğe genellikle gerek yoktur. Temizleme yağı, doğru seçilip iyice durulandığında gözenek tıkamaz. Ancak ikinci aşamada cildi "gıcırdatan" sert temizleyiciler kullanılırsa, çift temizlik bariyeri yıpratabilir.

Pirinç suyu, pirincin ıslatılması ya da kaynatılmasıyla elde edilen nişasta ve besin öğelerince zengin bir sıvıdır. Pirinç özü ve pirinç kepeği ise bu tahılın cilt bakımında kullanılan daha konsantre ve standart formlarıdır. İçlerinde nişasta, amino asitler, inositol, E vitamini türevleri ve ferulik asit, gama-oryzanol gibi antioksidanlar bulunur. Bu bileşenler sayesinde pirinç; cildi nemlendirir, yatıştırır, antioksidan koruma sağlar ve cildin daha aydınlık görünmesine katkıda bulunur. Laboratuvar çalışmalarında pirinç suyunun antioksidan etki gösterdiği ve elastik lifleri yıkan elastaz enzimini baskıladığı bildirilmiştir; %96 pirinç suyu içeren jel, gönüllülerde yapılan testte iyi tolere edilmiştir1. Pirinç nişastasıyla yapılan bir insan çalışmasında da hasar görmüş cilt bariyerinin daha hızlı toparlandığı görülmüştür2. Ancak pirinç mucizevi bir leke ya da kırışıklık tedavisi değildir; etkileri nazik ve destekleyicidir. Evde hazırlanan pirinç suyu kısa süre içinde bakteri üretebileceği için dikkatli kullanılmalı, düzenli kullanım için ise standart ve koruyucu içeren ürünler tercih edilmelidir.

Bakuchiol, Hindistan'da "babchi" olarak bilinen Psoralea corylifolia bitkisinin tohum ve yapraklarından elde edilen bir bitkisel aktiftir. Kimyasal olarak retinole hiç benzemez; ancak laboratuvar çalışmalarında ciltte retinole benzer genleri etkilediği, kolajen yapımını destekleyen sinyalleri artırdığı gösterilmiştir1. Bu yüzden "bitkisel retinol alternatifi" olarak anılır. 44 kişiyle yapılan 12 haftalık, çift kör, randomize bir çalışmada %0,5 bakuchiol ile %0,5 retinol, kırışıklık ve lekelerde istatistiksel olarak benzer iyileşme sağlamış; bakuchiol grubunda ise kuruluk ve batma daha az görülmüştür2. Yani evet, bakuchiol işe yarayan bir içeriktir. Ancak kanıtlar retinole göre çok daha az ve kısa sürelidir; retinolün onlarca yıllık araştırma geçmişinin yerini henüz tutmaz3. Bakuchiol en çok retinolü tolere edemeyen hassas ciltler, retinole yeni başlayanlar ve sabah rutininde de kullanılabilecek bir aktif arayanlar için anlamlıdır. Hamilelikte güvenliğine dair yeterli veri olmadığı için bu dönemde hekime danışmadan kullanılmamalıdır.

Cilt kuruluğu, cildin en üst katmanının suyu tutamaması ya da yeterince yağ (lipid) üretememesi sonucu ortaya çıkar. Gerginlik, pul pul dökülme, matlık, kaşıntı ve ince çizgilerin belirginleşmesi en tipik işaretleridir. Nedenler üç grupta toplanır: dış etkenler (soğuk ve kuru hava, kalorifer ve klima, sıcak su, sert temizleyiciler, aşırı peeling), kişisel etkenler (yaş, genetik yatkınlık, hormonal değişimler, sigara) ve sağlıkla ilgili etkenler (atopik dermatit gibi cilt hastalıkları, tiroit, diyabet, böbrek sorunları ve bazı ilaçlar). En sık görüldüğü gruplar 60 yaş üstü kişiler, menopoz dönemindeki kadınlar, atopik yatkınlığı olanlar, ellerini gün içinde çok sık yıkayan meslek grupları ve düzenli olarak havuza girenlerdir. Çoğu kuruluk; nazik temizlik, ılık su, nemli cilde hemen uygulanan seramid, gliserin veya üre içeren bir nemlendirici ve düzenli güneş korumasıyla 2–4 haftada belirgin şekilde düzelir. Çatlama, kanama, yoğun kaşıntı ya da bakıma rağmen geçmeyen kuruluk ise dermatolojik değerlendirme gerektirir.

Keratosis pilaris (tavuk derisi) nasıl geçer? Üre, salisilik asit ve laktik asit içeren ürünlerle pürüzsüz bir cilt için etkili bakım yöntemlerini keşfedin.

Hassas cilt nedir ve nasıl bakım yapılmalıdır? Bariyer onarımı, kızarıklık kontrolü ve doğru ürün seçimi rehberi.