6 yazı bu etikete sahip

Göz altı torbaları iki farklı nedenle oluşur ve azaltma yolu da bu nedene göre değişir. Geçici şişlik (ödem), göz altındaki ince ve gevşek dokuda sıvı birikmesidir. Tuzlu yemek, alkol, uykusuzluk ya da fazla uyku, alerji, ağlama ve sırtüstü yatmak bu şişliği artırır. Genellikle sabah belirgindir, gün içinde azalır. Soğuk kompres, yeterli uyku, tuz ve alkolü azaltmak, alerjiyi kontrol etmek ve kafein içeren göz ürünleri bu tip şişliğin görünümünü hafifletebilir. Kalıcı torba ise yaşla birlikte göz küresini çevreleyen yağ dokusunun, onu tutan zarın gevşemesiyle öne doğru kaymasıdır1. Genetik yatkınlık da önemlidir. Bu tip torbalar gün boyu aynı kalır ve kremlerle tamamen geçmez. Göz kremleri görünümü bir miktar destekler, ama kalıcı torbaların belirgin şekilde azalması için göz kapağı estetiği gibi klinik yöntemler gerekir. Aniden ortaya çıkan, tek taraflı, ağrılı, kızarık ya da yüzün ve bacakların şişmesiyle birlikte görülen göz altı şişliğinde ise mutlaka hekime başvurulmalıdır.

Gözaltı morluklarının herkes için geçerli tek bir kesin çözümü yoktur, çünkü morluklar farklı nedenlerle oluşur: Kahverengi morluklar genellikle pigment artışından, mavi-mor morluklar ince deri altından görünen damarlardan, göz altındaki çukurluk ise ışığın yarattığı gölgeden kaynaklanır; çoğu kişide bunlar bir arada bulunur. Kesin çözümün ilk adımı, morluğun türünü doğru belirlemektir. Pigment kaynaklı morluklarda C vitamini, niasinamid, alfa arbutin ve düzenli güneş koruması; damar kaynaklı morluklarda kafein, retinol ve peptitlerle cildi güçlendirmek; çökük kaynaklı morluklarda ise çoğu zaman dolgu gibi klinik yöntemler etkilidir. Yeterli uyku, alerjilerin kontrol altına alınması ve gözleri ovuşturmamak her tür morlukta fark yaratır. Göz çevresi ürünlerinin etkisi genellikle 8–12 haftada görülür; o zamana kadar doğru tonda bir kapatıcı morlukları hemen gizler.

Göz çevresi, yüzün en ince derili bölgelerinden biridir ve güneşe karşı en savunmasız alanlar arasındadır. Güneş, bu bölgede kaz ayağı çizgilerini ve ince kırışıklıkları hızlandırır, göz altı koyuluklarını artırabilir ve göz kapakları ile çevresi cilt kanserlerinin görülebildiği bölgeler arasında yer alır. Buna rağmen göz çevresi, güneş kremi uygularken en sık atlanan yerdir: Araştırmalar, insanların güneş kremini sürerken göz kapaklarını ve göz çevresini büyük oranda atladığını göstermiştir. Çözüm; güneş kremini göz kemiğinin üzerine, yüzük parmağıyla ve ince bir tabaka hâlinde, kirpik diplerinden uzak durarak uygulamak; bu bölgede mineral filtreli ve parfümsüz formülleri tercih etmek; göz kapaklarını ise UV korumalı ve yanları kapalı güneş gözlüğü ile şapkayla korumaktır.

Halk arasında "yağ bezi" denilen yüzdeki küçük beyaz, sarımsı ya da ten renginde kabarcıklar tek bir durum değildir. En sık görülenler şunlardır: göz çevresinde ve yanaklarda sert, inci beyazı küçük boncuklar şeklinde görülen milia; özellikle 40 yaş sonrasında alın ve yanaklarda ortası hafif çukur, sarımsı kabarcıklar şeklinde görülen sebase hiperplazi; ciltte pürüz yapan küçük, beyaz kapalı komedonlar; ciltaltında hareket eden, bazen iltihaplanan epidermal kistler; ve göz kapaklarında sarı, düz plaklar şeklinde görülen ksantelazma. Her birinin nedeni ve tedavisi farklıdır. Kapalı komedonlar ve hafif milia evde düzenli bakımla (retinoidler, salisilik asit, ölçülü AHA) azalabilir; belirgin milia, sebase hiperplazi ve kistler ise genellikle dermatolog tarafından yapılan küçük işlemlerle tedavi edilir. Ksantelazma kan yağlarıyla ilişkili olabileceği için mutlaka hekime gösterilmelidir. Bu kabarcıkları evde sıkmak ya da iğneyle açmak; iz, iltihap ve enfeksiyon riskini artırır.

Göz çevresi bakımı nasıl yapılmalıdır? Göz altı morlukları, kırışıklıklar ve şişlikler için doğru bakım yöntemleri.

Göz altı ışık dolgusu nedir, kimlere yapılır, riskleri nelerdir? Morluk, çöküklük ve torbalarda etkisi ile kapsamlı rehber.