Leke Protokolü Nedir?

Leke protokolü; güneş lekesi, melazma ve akne sonrası oluşan hiperpigmentasyon gibi cilt tonu eşitsizliklerinde melanin üretimini baskılayan, inflamasyonu azaltan, hücre yenilenmesini düzenleyen ve mutlaka güneş koruması ile desteklenen sistematik bir dermokozmetik bakım programıdır. Doğru aktif içerikler düzenli ve sabırlı kullanım ile bir araya geldiğinde leke görünümünde klinik olarak anlamlı iyileşme sağlanabilir.
Leke Protokolü Nedir? Nasıl Uygulanır?
Cilt Lekesi Neden Oluşur?
Cilt lekeleri temelde melanin üretimindeki artış veya düzensizlik sonucu ortaya çıkar. Melanin, melanosit hücrelerinde sentezlenir ve bu süreçte tirozinaz enzimi kritik rol oynar. UV maruziyeti, hormonal değişimler ve inflamasyon; tirozinaz aktivitesini artırarak pigment üretimini tetikler.
Leke oluşum süreci genellikle şu şekilde ilerler:
UV veya inflamatuvar uyarı
Tirozinaz aktivasyonunda artış
Melanin sentezinde yükselme
Melanozom transferi
Epidermiste pigment birikimi
Özellikle ultraviyole ışınları, α-MSH ve endotelin gibi mediatörleri artırarak pigment sentez yolaklarını aktive eder. Bu nedenle leke tedavisinde yalnızca açıcı ürün kullanmak yeterli değildir; sürecin biyolojik mekanizması hedef alınmalıdır.
Leke Türleri ve Protokol Farklılıkları
Güneş Lekesi (Solar Lentigo)
UV hasarına bağlı gelişir. Genellikle epidermal yerleşimlidir ve yüzeysel aktiflere daha iyi yanıt verir.
Melazma
Hormonal faktörler ve UV maruziyetinin birlikte tetiklediği kronik bir pigmentasyon sorunudur. Dermal bileşen içerebilir ve nüks etme eğilimi yüksektir.
Postinflamatuvar Hiperpigmentasyon (PIH)
Akne, travma veya tahriş sonrası gelişir. İnflamasyon aracılıdır ve özellikle hassas ciltlerde sık görülür.
Her leke tipi aynı içeriklere aynı yanıtı vermez. Bu nedenle doğru leke protokolü, lekenin tipine göre planlanmalıdır.
Leke Protokolünün Bilimsel Temelleri
Etkili bir leke protokolü dört ana mekanizmayı hedefler:
Tirozinaz inhibisyonu
Melanozom transferinin azaltılması
Hücre yenilenmesinin düzenlenmesi
UV maruziyetinin engellenmesi
Bu basamaklar birlikte çalıştığında pigment yoğunluğunda anlamlı azalma gözlemlenebilir.
Azelaik Asit: Çok Yönlü Leke Aktifi
Azelaik asit; tirozinaz inhibisyonu yaparak melanin üretimini azaltır. Aynı zamanda antiinflamatuvar ve antibakteriyel etkiye sahiptir. Bu özellikleri sayesinde hem melazma hem de akne sonrası lekelerde etkilidir.
Düzenli kullanımda pigment yoğunluğunda azalma ve cilt tonu eşitlenmesi sağlanabilir. Hassas ciltlerde tolere edilebilir konsantrasyonlarda formüle edilmiş ürünler tercih edilmelidir. Maruderm’in azelaik asit içeren formülü, leke görünümünü azaltmaya yardımcı olurken bariyer bütünlüğünü destekleyecek şekilde geliştirilmiştir.
Niacinamide: Melanozom Transferini Hedefler
Niacinamide, melanin üretimini doğrudan baskılamak yerine melanozomların keratinositlere transferini azaltır. Bu sayede pigmentin cilt yüzeyine taşınması sınırlanır.
Ayrıca bariyer fonksiyonunu güçlendirir, inflamasyonu azaltır ve sebum dengesine katkı sağlar. Bu nedenle leke + akne kombinasyonunda önemli bir destektir.
Glikolik Asit: Hücre Döngüsünü Hızlandırır
Glikolik asit, alfa hidroksi asit grubundadır ve epidermal hücre yenilenmesini hızlandırır. Pigment yüklü keratinositlerin uzaklaştırılmasına yardımcı olur.
%5 gibi kontrollü oranlar düzenli kullanımda yüzeysel lekelerde aydınlanma sağlayabilir. Maruderm’in %5 glikolik asit içeren arındırıcı maskesi, haftada 1–2 kez kullanıldığında leke protokolünü destekleyebilir.
Güneş Koruyucu: Protokolün Vazgeçilmez Basamağı
UV maruziyeti, tüm tedavi sürecini geri döndürebilir. Melanin üretimi UV ile yeniden aktive olur.
SPF 30 ve üzeri geniş spektrum koruma, leke protokolünün temelidir. Güneş koruyucu kullanılmadan yapılan hiçbir leke tedavisi kalıcı değildir.
Maruderm güneş koruyucuları, leke bakım sürecini desteklemek üzere günlük kullanıma uygun hafif dokuda geliştirilmiştir.
Leke Protokolü Nasıl Uygulanır?
Sabah
Nazik temizleme
Niacinamide içeren serum
Hafif nemlendirici
Geniş spektrum SPF
Akşam
Temizleme
Azelaik asit içeren ürün
Haftada 1–2 kez AHA desteği
Bariyer destekleyici nemlendirici
Minimum 8–12 hafta düzenli kullanım önerilir.
Leke Tedavisinde Sık Yapılan Hatalar
Güneş koruyucu kullanmamak
Aynı anda çok fazla aktif içerik başlamak
Tahrişe rağmen devam etmek
Yüksek konsantrasyonun daha hızlı sonuç vereceğini düşünmek
2–3 hafta içinde sonuç beklemek
Klinik veriler, pigment hücre döngüsünün zamana bağlı olduğunu ve düzenli kullanım gerektirdiğini göstermektedir.
Klinik Referanslar ve Bilimsel Dayanak
Azelaik asit ile yapılan randomize kontrollü bir çalışmada %20 konsantrasyonun 24 hafta sonunda melazma skorunda anlamlı düşüş sağladığı bildirilmiştir (Fitton & Goa, Drugs, 1991).
%5 niacinamide kullanımının 8 hafta sonunda hiperpigmentasyon yoğunluğunu azalttığı ve melanozom transferini baskıladığı gösterilmiştir (Hakozaki et al., British Journal of Dermatology, 2002).
%5–10 glikolik asit uygulamalarının epidermal hücre yenilenmesini hızlandırarak pigmentli hücre uzaklaştırılmasını artırdığı gösterilmiştir (Ditré et al., Journal of the American Academy of Dermatology, 1996).
Düzenli güneş koruyucu kullanımının pigment artışını ve fotoyaşlanmayı anlamlı şekilde azalttığı uzun dönemli prospektif çalışmalarda bildirilmiştir (Hughes et al., Annals of Internal Medicine, 2013).
Bu çalışmalar; leke tedavisinin tek bir içerikle değil, mekanizma temelli kombine yaklaşımla ve mutlaka güneş koruması eşliğinde planlanması gerektiğini göstermektedir.
Sonuç
Leke protokolü, rastgele ürün kullanımı değil; pigment üretim mekanizmasını hedef alan planlı bir dermokozmetik yaklaşımdır. Doğru aktif içerik kombinasyonu, düzenli kullanım ve güneş koruması ile hiperpigmentasyon görünümü azaltılabilir.
Sabır, istikrar ve bariyer sağlığını koruyan formülasyon seçimi, başarılı bir leke bakım sürecinin temelidir.






