2 yazı bu etikete sahip

Tonik, yüz temizliğinden sonra ve serumdan önce uygulanan su bazlı bir bakım ürünüdür. Eskiden alkalik sabunların bozduğu cilt pH'ını dengelemek ve sabun kalıntısını almak için kullanılırdı. Bugün temizleyicilerin çoğu cilde uygun pH'ta üretildiği için toniğin bu görevi büyük ölçüde azaldı. Yani tonik zorunlu bir adım değildir. Ancak doğru seçildiğinde işe yarar bir adımdır, çünkü modern tonikler bir "taşıyıcı" gibi çalışır: Kuru cilde nem katmanı, hassas cilde yatıştırıcı içerik, yağlı ve siyah noktaya eğilimli cilde salisilik asit (BHA), mat ve lekeli cilde ise laktik ya da glikolik asit (AHA) gibi aktifleri ulaştırır. Toniğin gerekli olup olmadığını cildinizin ihtiyacı belirler. Rutininiz zaten bu ihtiyaçları karşılıyorsa tonik atlanabilir. Ama siyah nokta, matlık, kuruluk ya da hassasiyet gibi bir sorununuz varsa, doğru tonik rutininize gerçek bir katkı sağlar. Alkol oranı yüksek, cildi gıcırdatan ve yakan tonikler ise çoğu cilt için gereksizdir.

Gözenekler, kıl köklerinin ve yağ bezlerinin cilt yüzeyine açılan ağızlarıdır. Belirgin ve büyük görünmelerinin en önemli nedenleri; yüksek sebum üretimi, genetik yapı, yaşla ve güneşle birlikte gözenek çevresindeki kolajen ve elastikiyet desteğinin azalması ve gözenek ağzının sebum ve ölü hücrelerle tıkanarak gerilmesidir. Tıkanmış gözenekler siyah nokta (açık komedon), beyaz nokta (kapalı komedon) veya burunda sık görülen sebum iplikleri şeklinde görünür. Tıkanmış gözenekleri açmanın en etkili ve güvenli yolu; akşam çift aşamalı temizlikle yüzeydeki yağ ve kalıntıyı çözmek, yağda çözünen salisilik asit (BHA) ile gözenek içini düzenli olarak temizlemek, haftada 1–2 kez kil maskesi kullanmak ve uzun vadede retinoid ile tıkanmanın yeniden oluşmasını önlemektir. Sıkmak, gözenek bantları, sık buhar ve karbonat gibi uygulamalar ise gözenekleri kalıcı olarak açmaz; aksine iltihap, iz ve daha belirgin gözeneklere yol açabilir.